cam boncuk, cam boncuk yapımı, cam atölyesi, ankara hobi kursları, hobi kursu, cam yapımı, cam sanatı, cam takı tasarımı, ankara cam boncuk yapımı kursu, hobi, cam füzyon, cam füzyon kursu, cam takı, cam takı tasarımı, takı tasarımı, takı tasarım kursu, alev sanatı, camın büyülü dünyası, büyülü dünya CAM VE CAM SANATI İLE İLGİLİ BİLGİLER - Atölye BÜYÜLÜ DÜNYA - Blogcu



Ankara'da cam boncuk yapımı ve cam takı tasarımı kursları ile ilgili bilgi alabileceğiniz, cam boncukların rengarenk ve büyülü dünyasıyla ilgili bilgiler edinebileceğiniz boncuk gibi minik ve renkli bir blog :) Camın büyülü dünyasıyla tanışmak için "Atölye BÜYÜLÜ DÜNYA"ya davetlisiniz...

Camın Renklendirilmesi

Kullandığımız rengarenk cam çubukların tamamı şeffaf cama, çeşitli işlemler ve maddelerle renk verilmesi yoluyla elde edilmektedir. Peki, bu renk verme işleminde çeşitli maden ve metallerin kullanıldığını biliyor muydunuz? :) Ve bir takım özel cam boncuk yapımı ve işlemesi teknikleriyle bu metaller çalışma esnasında camın yüzeyine çıkarılabilmekte ve son derece ilginç yüzey efektleri elde edilebilmektedir ;)

BAKIR: Yeşil, Turkuaz, Mavi
DEMİR: Yeşil, Mavi, Sarı
KOBALT: Koyu Mavi, Açık Mavi
MAGNEZYUM: Mor, Eflatun
GÜMÜŞ: Sarı
ALTIN: Pembe, Kırmızı ( bu nedenle özellikle pembe cam çubuklar cam boncuk yapımı sanatında kullandığımız en pahalı çubuklardır )
ÇİNKO-FOSFAT-KALAY: Beyaz, Opal

Kalıcı Bağlantı

Camın Bulunuşu

Camla ilgili tüm kaynaklarda camın bir tesadüf eseri bulunduğu söylenmektedir. Bunlar arasında tarihçi Pliny tarafından nakledilen öykü şüphesiz en ilgi çekici olanıdır. Pliny'ye göre bir ticaret gemisindekiler kıyıya çıkarlar. Nehir yatağında bir ateş yakarlar. Ertesi gün yaktıkları küllerin ateşinmde parlak saydam cam parçaları bulurlar.

Bu öykünün gerçek olup olmadığını bilemiyoruz ama akla yakın bir olaydır. Çünkü, her nekadar odun ateşinin camlaşmayı sağlayacak ısıya ulaşıp ulaşamayacağı tartışılsa da, yapılan deneylerde malzeme uygun düzenlenmişse camlaşmayı sağlayacak ısıya ulaşabildiği kanıtlanmıştır.  Ama şunu da unutmamak gerekir ki, eğer bu hikaye doğruysa, bu durumda ateşin ve kumun olduğu her yerde böyle cam örneklerinin bulunmuş olması gerekirdi.

Ateşin bulunması ve kontrol altına alınıp yüksek ısıların elde edilmesiyle, ateşle ilgili sanatlar ortaya çıkmaya başlamış ve oldukça hızlı bir gelişim göstermişlerdir.
Cam, tam anlamıyla bir yüksek ısı sanatıdır. Yüksek ısının getirdiği teknik sorunları çözebildiğiniz sürece, cam malzemeyle oyun oynar gibi her türlü üretimi gerçekleştirebilirsiniz.

Kaynakça: Cam Sanatı ve Geleneksek Türk Camcılığından Örnekler - Prof.Önder Küçükerman

Kalıcı Bağlantı

Cam Nedir?

Camın Kimyasal Yapısı
Cam, silis-soda-kalker ya da silis-soda-kurşun oksit karışımlarından elde edilmektedir.
Bu madde elle tutulursa sert ve durgun bir etki yapar. Kırılganlığı nedeniyle de kendinden sert bir yere vurulunca kırılır. Böyle olmakla birlikte kimyacılar "içinden su içtiğimiz kabın kendisinin bir sıvı olduğunu" söylerler.
Yukarıda bahsedilenler soğuk camın belli başlı özelliklerindendir. Oysa yüksek ısılara çıkarıldığında camın bu özellikleri birden değişiverir. Önce yumuşamaya başlar, sonra akıcılık kazanır. Hatta yeterli ısı sağlanırsa "su gibi" akar.
Cam bir maden olarak tanımlanır. Ama diğer madenlere göre de çok önemli bir farkı vardır. O da "erime noktası" değil, "yumuşama noktası"nın olmasıdır. İşte bu önemli özelliği nedeniyle camın içinde bulunduğu ortamın ısısı arttırılırsa gittikçe daha çok sıvılaşır ve akıcılık kazanır. Bu durum, camı çok değişik yöntemlerle şekillendirmeye, üfleyerek şişirmeye, sarmaya elverişli kılmaktadır.
Cam, yapısı açısından çok şaşırtıcı bir maddedir. Silisyum dioksit ve maden oksitlerinin bir karışımıdır. Ama onu özel kılan atom yapısındaki ilginç durumdur. Çünkü atom yapısından ötürü cam, ne tam bir sıvıdır ne de kristal yapılı gerçek bir katıdır. İkisinin arasında yer alan çok özel bir konumu vardır. Buna "dondurulmuş bir sıvı" tanımlaması yapılabilir. Camın iç yapısı özel araçlarla incelendiği zaman, diğer katılardaki atomların düzgün kristal dizilişinin camda bulunmadı görülür. Bir benzetme yapmak gerekirse, camdaki atomların dizilişi sıvılarda olduğu gibi "rastgele"dir. Ama sıvı olarak nitelendirebileceğimiz cam, çok kıvamlıdır ve bu nedenle yerçekiminden etkilenmez ve aldığı biçimi korur.

Özetle arkadaşlar, yukarıdaki bilgiler ışığında cam için kısaca "katılaşmış sıvı" diyebiliriz ya da Antik Mısırlıların çok sevdiğim benzetmesiyle
"Akan Taş"... :)

Kaynakça: Cam Sanatı ve Geleneksek Türk Camcılığından Örnekler - Prof.Önder Küçükerman

Kalıcı Bağlantı